Kaynak: Halk TV · arsiv
Kimse kusura bakmasın: Galatasaray toparlanmazsa affetmezler
Orijinal haberi oku →
Özet
Kimse kusura bakmasın. Ben Galatasaray ’ı bu futbolla Şampiyonlar Ligi’nde düşünmek istemiyorum. Açık konuşmakta yarar var. Toparlanmazsa affetmezler. Diyeceksiniz ki, ligin güçlü ekiplerinden Göztepe ’yi 3-2 yendi, daha ne olsun? Evet, yendi. Ama Galatasaray bu gece yatıp kalkıp Osimhen’e dua etsin. Çünkü futbolun garip bir huyu vardır; skor tabelası bazen gerçeği değil, sadece maçın sonucunu yazar. Galatasaray bu gece iki ayrı kişilik taşıyan bir takım gibiydi. İlk 45 dakikadaki Galatasaray, eski günleri arayan bir emekli gibiydi. Tempo yoktu, orta sahada direnç yoktu, savunmanın arkasına koşu yoktu. Hücum dediğimiz şey ise topu kanada götürüp ceza sahasına havadan göndermekten ibaretti. Arkadaş, rakibinin iki stoperi de 1.80’in üzerinde. Sen böyle bir savunmayı sürekli havadan dövmeye çalışıyorsun. Bu, duvarı kapıdan geçmek yerine kafayla yıkmaya çalışmaktır. Üstelik o duvarın arkasında bekleyenler de hava topunu meslek edinmiş adamlar. Galatasaray’ın ilk yarıdaki bütün hücum aklı neredeyse bundan ibaretti. Orta sahadaki dirençsizlik, savunma arkasına sarkamama ve topu yere indirmeme ısrarı birleşince ortaya tam da Göztepe’nin istediği maç çıktı. Beraberlik bile tartışmalı bir faulün ardından geldi. Sanchez’e çarpıp ağlara giden top, Galatasaray’ın ürettiği bir gol olmaktan çok futbolun önüne bıraktığı küçük bir piyangoydu. İlk 45 dakika 1-1 bitti. Okan Buruk topu yere indirmek zorunda olduklarını anladı ki, Abdülkerim’i çıkarıp yeni transfer Batkarov’u oyuna aldı. Ve Galatasaray topu havadan yere indirdi. Futbolun yüksekliğini birkaç metre düşürünce takımın aklı birden yükseldi. Ve galibiyet golü geldi. Batkarov, Osimhen paslaşması, Sara ’nın şutu... Ardından penaltı ve Osimhen’in tek vuruşu. Bir anda 3-1. İşte Osimhen’in Galatasaray için anlamı da burada ortaya…
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
