Kaynak: Sabah · manset
Ergenlik yaşı 30’a dayandı! Koruyalım derken büyümelerini engelliyoruz!
Orijinal haberi oku →
Özet
Biyolojik olarak altı yaşa kadar düşen ancak zihinsel ve duygusal gelişimdeki gecikmeyle 30 yaşına kadar uzayan ergenlik süreci, ebeveynlik modellerini yeniden tartışmaya açtı. Çocukları her türlü sorundan ve zorluktan uzak tutma çabasının gençlerin kendi hayatlarını yönetme yetilerini nasıl kısıtladığını ve uzayan ergenliğin altında yatan nedenleri Klinik Psikolog Hilal Çorbacıoğlu değerlendirdi.
"Bugün 18 yaşında olanlar 40 yıl öncenin 15 yaşındakileri gibi yaşıyor." Bunu biz değil araştırmalar söylüyor. Üstelik eskiden 6 yılda girip çıkılan ergenlik, şimdi 14 yıla kadar uzamış Eğitim, ekonomik koşullar ve değişen toplumsal roller bu süreci etkilerken, anne-babaların aşırı korumacı tutumu en büyük etken olarak gösteriliyor.
Çocuklarımız üzülmesin, zorlanmasın, hata yapmasın derken onların kendi hayatlarını yönetmeyi öğrenmelerinin önüne mi geçiyoruz? Ergenlik her çağda karmaşık bir dönem olmuştur. Her dönemin anne-babaları da bu süreçle başa çıkabilmek için kendi bilgilerine göre çözümler bulmuş. Ancak günümüze geldiğimizde tüm ezberlerin bozulduğunu görüyoruz. Eskiden biyolojik olarak en erken 10 yaşında başlayan ergenlik, altı yaşa kadar düştü. Buna karşılık beyinsel ve psikolojik gelişim yaşı gerilerdi. Araştırmalar, eskiden altı yılda girilip çıkılan ergenliğin artık 14 yıl sürdüğünü gösteriyor.
Yani çocukluk kısaldı ama ergenlik süresi uzadı. Biyolojik olarak ergenlik belirtilerinin görülmesinde kuşkusuz hormonlu gıdaların, fastfoodların ve tarım ilaçlarının payı var. Ancak ne oldu da çocukların yetişkine dönüşmesi bu kadar uzadı? Kendi anne-babalarına göre daha iyi birer ebeveyn olduğunu düşünen kuşak bu konuda sınıfta mı kaldı? Daha bir hayat verelim derken onları sorunlardan uzak tutarak deneyim kazanmalarını mı engelledik?
Çalışmak istemeyenler, okumayı…
Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.
Orijinal haberi oku →Sayfadan çık
