Kaynak: Hürriyet · manset

Birikiminizi beklerken sağlığınızı kaybetmeyin

Orijinal haberi oku →
Birikiminizi beklerken sağlığınızı kaybetmeyin

Özet

GEÇTİĞİMİZ günlerde hepimizin gündemine oturan fon krizini biliyorsunuzdur. Yıllarca biriktirdiği parayı güvendiği yatırım araçlarına emanet eden yüz binlerce insan, bir anda o birikime ne zaman ve ne kadarına ulaşabileceğini bilmediği bir belirsizliğin içine düştü. Resmi açıklamalara göre bu süreçten 455 binden fazla yatırımcı etkileniyor ve tasfiye sürecinin aylar sürmesi bekleniyor. Bu rakamların her birinin arkasında bir aile, bir emeklilik planı, bir çocuğun eğitimi, bir ev hayali var. Bu yazıda konunun ekonomik ya da hukuki boyutuna değil, çoğu zaman gözden kaçan bir başka boyutuna, sağlığımıza odaklanmak istiyorum.

Bir toplumun büyük bir kesiminin aynı anda finansal bir sarsıntı yaşaması tarihte ilk kez karşılaştığımız bir durum değil. Ancak bu tür olayların insan sağlığına etkisini anlamamızı sağlayan en büyük örnek, hiç şüphesiz 2008 küresel finans krizi oldu. Milyonlarca insanın tasarrufunu, işini ya da evini kaybettiği bu kriz, bilim dünyası için acı ama öğretici bir dönem oldu. Sonraki yıllarda yapılan araştırmalar bize çok net bir şey söyledi: Finansal kayıp cüzdanda başlar ama bedende devam eder.

En çarpıcı örneklerden biri İzlanda’dan geliyor. 2008 sonbaharında ülke ekonomisi neredeyse bir hafta içinde çöktüğünde, izleyen günlerde başkentteki acillere kalp krizi ve benzeri acil kalp sorunlarıyla yapılan başvurular belirgin biçimde arttı. Yani insanlar ekonomik şoka yalnızca zihinleriyle değil, doğrudan kalpleriyle de tepki verdi. Bu etkinin ne kadar hızlı ortaya çıktığını ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki yaklaşık otuz yıllık hastane kayıtları da doğruluyor: Borsanın sert düştüğü günlerde kaygı ve panik nedeniyle hastaneye yatışlar artıyor. Bu bulguları yan yana koyduğumuzda resim net: Ani ve büyük finansal sarsıntı, beden ve zihin için gerçek bir…

Tam metin ve güncel gelişmeler için orijinal habere geçin.

Orijinal haberi oku →

Sayfadan çık